Ana Sayfa   Makaleler   Özel Eğitim ve Önemi

Özel Eğitim ve Önemi

Tarih boyunca eğitim insanlığın temel bir konusu olarak süregelmiştir. Eğitimin önemini yıllar önce kabul eden modern toplumlar, bu yönde hizmetler geliştirmeye devam ediyorlar. Nitekim bu alanda da büyük mesafeler almış bulunmaktadırlar. Türkiye’de bu anlamda yapılması gereken çok şey olduğu anlaşılmaktadır. Zira eğitim alanında bir hayli eksikliklerimizin olduğu ortadadır. Bu itibarla gelecek için yapılması gereken çok şey var. Hepimiz bunun bilincinde olmalıyız. Kuşkusuz  yeni nesli eğitirken daha toleranslı ve herkesin aktif rol alabileceği bir toplum anlayışına hazırlanmalıyız. Burada özellikle hepimizin birbirimizden farklı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.  Bu nedenle zihinsel ve bedensel engelliler de tıpkı bu tür sorunları olmayan diğer fertlerimiz gibi çok ama çok özel bir eğitime muhtaçtırlar. Bu anlamda toplumsal sorumluluk başta devlet olmak üzere diğer özel ve kamu kurum ve kuruluşlarına düşmektedir.

Bu anlamda dört yıla yakın süredir Zihinsel ve Bedensel Engellilere yönelik eğitim hizmeti veren Referans Eğitim Kurumları bu sorumluluk bilinci içinde hedefine doğru yürümektedir.  Hedef, Engelli Olmak bir eksiklik değildir anlayışı için, bu eğitime tabi tutulan bireylerin en üst düzeyde toplumsal uyumu sağlamak, kendi dünyası içinde ve kabiliyetleri doğrultusunda toplumsal hayata katmaktır.

Dünyadaki özel eğitim sürecin devşirerek önümüze koyduğu çok önemli sonuçlar ve bilimsel veriler bulunmaktadır. Bu zihinsel ve bedensel engelliler için de aynı anlamı taşımaktadır. Bu kişilerin topluma uyum sağlamaları için ne olursa olsun bütün çocuklar gibi bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim eğitimin bir parçası olmalı ve bu çocuklar başarabilecekleri konusunda desteklenmelidir.

Çoğu araştırma, erken müdahale programına katılmalarının potansiyellerini en iyi şekilde kullanmalarına yardımcı olduğunu göstermektedir. (Oelwein, Fewell&Pruess 1985. Gibson&Fields 1984). Down Sendromlu çocukların ekstra 21. kromozomlarının olması nedeniyle özel öğrenme tarzları vardır. Unutmayın ki ne kadar çocuk varsa o kadar da fark mevcuttur. Bu nedenle eğitimde hazır reçete olabileceğini düşünmek imkânsız ve yanlıştır.

Eğitimlerini desteklemek için birçok program vardır.

    • Profesyonellerle (doktor, fizyoterapist, dil terapist, özel eğitimci) anne- baba, çocuk arasındaki ilişki tutarlı ve pozitif olmalı. Bu doğrudan çocuğun öz güvenini etkileyecektir.
    • Çocuk için en etkili faktörün anne- baba olduğu düşünülürse onlara yeterli desteğin verilmesi şarttır.
    • Çocuğun ihtiyaçlarına uygun, esnek ve her çocuğun adapte olabileceği bir program hazırlanmalıdır.
    • İlerlemeyi sağlamak ve hedeflere ulaşabilmek için eğitimin sürekliliği unutulmamalıdır.
    • İstenmeyen davranışlar yerine istenen davranışları görmek, bunlara ağırlık vermek ve ödüllendirmek çok önemlidir.
    • Hoş ve motive eden bir çevre yaratmak çocuğun gelişimi destekler.
    • Bilişsel gelişimini desteklemede eğitsel arak olarak oyunun rolü yadsınamaz (Mc Cune, Nicolich & Carroll 1981).
    • Doğru ve ilginç materyal kullanımı bir yandan çocuğu motive ederken bir yandan da çocuğun görsel anlamda gelişimini destekler.
    • Çocuğun öğrendiklerini tekrarlaması, pekiştirmesi ve genellemesi için günlük eğitimi mümkün olduğunca normal çocuklar arasında da desteklenmelidir.

Bu prensiplere dayanarak iyi bir eğitsel program şunları destekler:

    • Sosyal ve duygusal gelişimi (gülümseme, göz kontağı, iletişim)
    • Bilişsel gelişimini (düşünme, hatırlama, çözme)
    • Motor gelişimini (yakalama, tutma, emekleme, yürüme)
    • Görsel ve duyusal alanları harekete geçirme
    • Alıcı dil ve konuşma becerileri

Elbette söylenecek daha çok şey var. Arzumuz bunu bir davet olarak görmeniz. Nitekim çıkan son yasa ile devlet bu konuya çok büyük önem vermiş ve bu eğitime destek verdiğini ortaya koymuştur. Bu çocukların eğitimlerine katkıda bulunan profesyonel olsun, anne baba olsun herkes işbirliği içinde olmalı, beraber hareket edilmeli, tecrübeler ve yeni bilgiler paylaşılmalıdır. Anne – babalar, unutmayın, çocuğunuza verebileceğiniz en değerli hediye sevgidir. Bunu da en samimi şekilde göstermeniz, onunla konuşmanız, oynamanız, birlikte zaman geçirmeniz önemlidir. Bu şekilde çocuğunuzu, sağlıklı bir duygusal gelişim içerisinde, dünyayı keşfetmeye hazırlarsınız.

Ayrıca özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar da en eski eğitim prensibi olan taklit etme yoluyla çok şey öğreniyor. Bunu dikkate alarak toplumdan ve eğitimden izole edilen çocukların toplumun bir parçası olmalarını bekleyemeyiz. Bu sebeple madem devlet destek verdi, o halde hepimize üşen ticari mülahazalardan uzak bir şekilde özel eğitimi gerçekten özel ve güzel bir şekilde gerçekleştirmek, bizlere yüklenen sorumluluğu yerine getirmektir.

Yazan: M. Akıncı

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*